Banka ekstrelerindeki tehlike: Belirsizlik şirketinizi yakabilir!

Banka ekstreleri, modern muhasebe uygulamalarında 102 Bankalar hesabının takibi ve ticari işlemlerin tevsiki açısından en dinamik veri kaynaklarından biridir. Ancak dijitalleşen bankacılık altyapısı ve gelişen yazılımlar; beraberinde teknik operasyon kodları, kısa işlem açıklamaları ve karmaşık sistemsel ifadeleri de getirmektedir.

Muhasebe birimlerinin önüne gelen ekstrelerde, ilk bakışta ticari mahiyeti anlaşılamayan bir hareket görüldüğünde meslek mensupları kritik bir soruyla karşı karşıya kalır: "Bu para hareketini hangi hesaba ve hangi hukuki gerekçeyle kaydedeceğim?"

Buradaki asıl sorun operasyonel olmaktan ziyade, temel muhasebe doktrini ile ilgilidir: Mahiyeti ve ekonomik gerçeği henüz somut bir belgeyle ortaya konulmamış bir banka hareketini, sırf banka hesabına para girdi diye gelir veya tahsilat olarak kaydedebilir miyiz? Bununla beraber; geçici hesaplarla izleme yapabilir, doğru hesabı bulabilir ve denetim izi oluşturabilir miyiz?

Muhasebe biliminin, Tekdüzen Hesap Planı tebliğlerinin ve meslek etiğinin bu soruya cevabı nettir: Hayır. Muhasebe, mahiyetini bilmediği ya da belgelendiremediği bir ekonomik olayı biliyormuş gibi kaydetme lüksüne sahip değildir. Nitekim bu tür belirsiz hareketler, gerek Vergi Müfettişlerinin incelemelerinde gerekse Yeminli Mali Müşavirlerin (YMM) Tam Tasdik Raporu hazırlık süreçlerindeki karşıt inceleme ve denetim listelerinde ilk mercek altına alınan riskli alanların başında gelmektedir.

Banka ekstreleri muhasebenin en önemli veri kaynaklarından biridir. Ancak ekstrede görülen her hareketin açıklaması, muhasebe kaydını tek başına belirlemeye yetmez. Özellikle “OPİM”, “EFT”, “FAST”, “provizyon”, “operasyon”, “iade”, “virman” gibi teknik veya kısa açıklamalar, işlemin bankacılık sistemindeki niteliğini gösterebilir; fakat işletme açısından bunun gelir, tahsilat, borçlanma, ortak işlemi, transfer, emanet veya teknik düzeltme olup olmadığını her zaman ortaya koymaz.

Ekstrede yer alan belirsizlik şirketi yakabilir

Nitekim banka ekstrelerinde görülen ve mahiyeti açıklanamayan "OPİM", "Havuz Transferi", "Emanet" veya "Sistemsel Virman" kodlu anlık para giriş-çıkışları, MASAK’ın ve 5549 Sayılı Suç Gelirlerinin Aklanmasının Önlenmesi Hakkında Kanun’un doğrudan radarına giren en hassas hareketlerdir.

5549 Sayılı Kanun kapsamında Mali Müşavirler (SMMM) ve Yeminli Mali Müşavirler (YMM), MASAK’ın "Yükümlü" saydığı meslek gruplarıdır. Yeri gelmişken “bilmediğin şeyi yanlış kaydetme" felsefesi, mali müşavir meslek mensuplarını her türlü cezadan ari tutacak önemli bir şemsiye kalkanıdır.

O zaman şu çıkarımı ortaya koyarak; bankadaki her hareket, işletme adına ekonomik bir olay değildir.

Temel ilke:
Muhasebe, banka hesabındaki hareket yönünü değil, işlemin ekonomik ve hukuki mahiyetini esas almalıdır. VUK Madde 3/B bakımından vergiyi doğuran olay ve buna ilişkin muamelelerin gerçek mahiyeti esastır.


Belirsiz İşlemleri Doğrudan Hatalı Hesaplara Atmanın Vergisel Riskleri

Belgesiz ve mahiyeti belirsiz bir para girişini doğrudan gelir yazmak (örneğin 649 hesaba) veya doğruluğu kesinleşmeden 120 Alıcılar hesabına mahsup etmek muhasebe ilkelerine ve vergi mevzuatına tamamen aykırıdır. Bu durum işletmenin mali tablolarını manipüle etmek ve haksız vergi matrahı oluşturmak anlamına gelir.

Ayrıca vergi incelemelerinde müfettişlerin, mahiyeti açıklanamayan bu tarz girip çıkan paraları doğrudan "Kayıt Dışı Hasılat" veya "Ortaklara Kullandırılan Borç (Adat/Faiz riski)" olarak yorumlama eğilimi oldukça yüksektir.

Vergi Usul Kanunu Md. 227 Karşısında Tevsik (İspat) Zorunluluğu

Muhasebede belirsiz hesapların yönetimi sadece muhasebe standartlarının değil, aynı zamanda vergi hukukunun da doğrudan konusudur. Bilindiği üzere, 213 Sayılı Vergi Usul Kanunu’nun 227’nci maddesinde; "Bu kanunda aksine hüküm olmadıkça bu kanuna göre tutulan üçüncü şahıslarla olan münasebet ve muamelelere ait olan kayıtların tevsiki mecburidir." hükmü yer almaktadır.

Aynı maddenin devamında ise kayıtların yetkili makamlarca düzenlenen İspat Edici Kağıtlar (fatura, makbuz, dekont vb.) ile belgelendirilmesi gerektiği açıkça emredilmiştir.

Dolayısıyla, ekstrede görülen "OPİM" veya benzeri soyut kodlar, VUK 227 anlamında tek başına yasal ve geçerli bir tevsik edici belge hükmünde değildir. Bankanın iç operasyonel kodu, vergi idaresi nezdinde işlemin ticari niteliğini ispata yetmez. Meslek mensuplarının bu tür hareketleri kayıtlara alırken yasal sorumluluktan kurtulabilmeleri ve mükellefi koruyabilmeleri için bankadan resmi ve yazılı açıklama talep etmeleri elzemdir.

Teori ve Mevzuat: Muhasebenin Temel Kavramları Uyumu

Muhasebe Sistemi Uygulama Genel Tebliği ve genel muhasebe doktrini uyarınca, bu durumlarda şu üç temel kavram devreye girer:

Özün Önceliği İlkesi: İşlemlerin biçimsel görüntüsüne değil, ekonomik özüne ve gerçek mahiyetine bakılır.

İhtiyatlılık İlkesi: Mahiyeti bilinmeyen bir tutar, doğrulanana kadar asla "Gelir" yazılarak işletme kârı suni olarak şişirilemez.

Tam Açıklama İlkesi: Mali tabloların ve dipnotların, bu tarz operasyonel yoğunlukları dürüstçe yansıtması gerekir.

Unutulmamalıdır ki muhasebenin temel amacı sadece banka ekstresiyle 102 hesabının bakiyesini "tutturmak" değil; ekonomik olayları gerçeğe uygun yansıtmaktır.

Belirsizlik anında, Tekdüzen Hesap Planı Açısından Hesap Seçimi

Muhasebede belirsiz anları yönetmek için "Geçici Hesap" mantığı kullanılır. Ancak burada hesap seçimine dikkat edilmelidir. Uygulamada bu tür durumlar için bazen Geçici Hesap kullanılmaktadır. Akla ilk gelen Geçici Hesap mantığı ne zaman ve nasıl ortaya çıkar. “Ne olduğunu bilmiyorum, herhangi bir hesaba atayım” düşüncesinde elbette ortaya çıkmaz. İşlem gerçekleşmiş; ancak muhasebe işlemini öylesine bir kayıtla tamamlamak yerine, yanlış gelir/gider veya yanlış cari hesap yaratmamak amacıyla kontrollü bir ara izleme yapılabilir.

Bu durumun öngörülebilir dört şartı vardır:

İşlem gerçekten banka hesabında gerçekleşmiş olmalıdır.

İşlemin nihai ekonomik mahiyeti henüz belirlenememiş olmalıdır.

Geçici hesap kullanımı işletmenin hesap planında açık, izlenebilir ve tutarlı bir şekilde tanımlanmış olmalıdır.

İşlem belirli bir süre içinde araştırılmalı ve gerçek mahiyet ortaya çıktığında ilgili hesaba aktarılmalıdır.

Bilindiği üzere bazen bu tür sebep/sonuç sürecinde, belki de işletmeyi derinden etkileyecek kayıt işlemi yapacak yetkinliğe sahip meslek mensubu bulamazsınız. Aslında “muhasebedeki temel sorun, bazen yanlış hesabı seçmek değil; henüz doğru hesabı seçmeye yetecek bilgiye sahip olmamaktır.” diyebiliriz.

İçinde bulunduğumuz bu kaotik durum, bize şunu alenen gösteriyor ki, kabullenmek yerine sorgulamayı ve ufuklar açmayı hem de bugünden yarına “yavaşça acele ederek”(Festina Lente) stratejik yol haritasından geçer. Öyleyse, meslek alanımız içinde bizim de kabulde zorlandığımız kusurumuzu artık görmemiz menfaatimiz icabı olacaktır.

Bankacılık Terminolojisinde "OPİM" Ne Demektir?

Bankacılık sisteminde OPİM, çoğunlukla "Operasyon Merkezi" ifadesinin kısaltması olarak kullanılır (Örneğin, T.C. Ziraat Bankası faaliyet raporlarında operasyonel işlemlerin yürütüldüğü merkez bu adla tanımlanır).

Bankacılık terminolojisinde genellikle iki farklı anlama gelen OPİM, Operasyonel İşlemler Merkezi biriminin kısaltmasıdır ya da uluslararası finans alanında kullanılan Etki Yönetimi Çalışma Prensipleri (Operating Principles for Impact Management) kavramını ifade eder.

Bu nedenle ekstrede "OPİM" ibaresini görmek, muhasebe açısından bir "satış", "gelir" veya "cari hesap tahsilatı" kanıtı sayılamaz. OPİM, işlemin sadece bankacılık operasyon tarafındaki sistemsel mutabakat kodudur. Her bankada kullanılan açıklamalar ve işlem kodları değişkenlik gösterebilir. Tek bir kodun bütün bankalar bakımından aynı ekonomik anlama geldiği varsayılmamalıdır.

Muhasebenin özün önceliği ilkesi gereği, belirsiz işlemlerin kayıtlamasını “OPİM” üzerinden esas alarak anlatımımızı sürdüreceğiz. Değişik kodların belirsiz işlemleri de yine aynı anlatımla değerlendirilebilir.

O halde, meslek mensubunun sorması gereken soru "OPİM kelime anlamı olarak ne demek?" değil; "OPİM açıklamalı işlemin işletmemiz açısından ekonomik mahiyeti, özü ve tevsik edici belgesi nedir?" olmalıdır.

Konuyu basit bir Uygulama Örneği ile analiz etmeye çalışalım:
350.000,00 TL'lik Gizemli "OPİM" Hareketi

Konunun daha iyi anlaşılması adına, uygulamada sıkça yaşanan somut bir örnek üzerinden ilerleyelim. Bir işletmenin banka ekstresinde 10 Ağustos 2026 tarihinde şu iki hareketin yer aldığını varsayalım:

Banka ekstresindeki teknik açıklama, işlemin ekonomik mahiyetinin kendisi değildir. Bu çalışma; aynı gün gerçekleşen giriş/çıkış örneği üzerinden belirsiz banka hareketlerinin nasıl kontrollü biçimde ele alınabileceğini sorgulayarak inceler.

İşlem Tarihi

İşlem Açıklaması

Tutarı (Giriş)

Tutarı (Çıkış)

10.08.2026

OPİM

350.000,00 TL

-

10.08.2026

OPİM

-

350.000,00 TL


Hatalı Yaklaşım: "350.000,00 TL ciro/tahsilat yapılmış, sonra bir yere ödenmiş ya da virmanlanmış."

Mevzuata Uygun Yaklaşım: Bu hareket sadece paranın veya sermayenin bir yerden başka bir yere transfer edildiğini, ortada kalıcı bir değer yaratımı, yeni bir yatırım, ortaklık veya mülkiyet değişimi olmadığını gösterir. Ayrıca görünen tutar bir müşteri tahsilatı olabileceği gibi; banka kredisi, ortak borçlanması, grup içi transfer, ödeme kuruluşu mahsubu veya tamamen sistemsel/teknik bir düzeltme hareketi de olabilir.

Dolayısıyla, 102 Bankalar hesabındaki anlık artış veya azalış, tek başına karşı hesabın ne olması gerektiğini bize söylemez. Önce hareketin niteliği araştırılmalı; gerekiyorsa geçici ve izlenebilir bir hesaplama yöntemi kullanılmalı; işlem kesinleştiğinde gerçek hesabına aktarılmalıdır. Mahiyeti henüz belirlenemeyen bir banka hareketinin, ilk olarak “Hatalı Yaklaşım” refleksi ile karşılanmaması doğru bir davranış olur.

Geçici Hesapların Kullanımı ve 389 Hesap Kodu

Mevzuata uygun yaklaşımın temel ve en önemli teknik detayılarından biri, Tek Düzen Hesap Planı mahiyetinde bulunan Geçici Hesaplardır. Bizim bu örneklem üzerinden hedefe aldığımız ise, Tekdüzen Hesap Planı’nda(TDHP) 38 hesap grubunda yer alan “Gelecek Aylara Ait Gelirler ve Gider Tahakkuklar ‘dır; 380 ve 381 hesapları bu grubun tanımlı hesaplarıdır. Ancak 389 Hesap Kodu ise standart hesap planında boş bırakılmıştır.

2 Sıra No.lu Muhasebe Sistemi Uygulama Genel Tebliği, boş bırakılan üç haneli defterikebir hesaplarının; ana hesap grubu ve grup mantığına uygun olmak, niteliği ve kapsamı itibarıyla belirlenmiş benzeri bir hesap bulunmamak ve hesap planının bütünlük/tutarlılığını bozmamak şartlarıyla kullanılabileceğini açıklamaktadır.

Önemli Not: TDHP içinde 389 boş bırakılan bir hesaptır. Eğer işletmede 389 kullanılacaksa, bunun işletme hesap planında mevzuatın izin verdiği çerçevede açılmış özel bir izleme hesabı olduğu açıkça belirtilmelidir.
Örneğin: 389.01 Belirsiz/Geçici Banka Hareketleri

Bununla birlikte, 389’un 38 hesap grubu altında bulunması nedeniyle, bu hesabın sırf “geçici hesap” adıyla her türlü belirsiz banka hareketinde otomatik olarak kullanılması da önerilmemelidir. İşlemin niteliği ve işletmenin hesap planı birlikte değerlendirilmelidir. 389 hesabı , her bilinmeyen banka hareketinin otomatik karşı hesabı olarak görülmemelidir.

Pratik kural: Karşı taraf ve ekonomik ilişki belli ise gerçek bilanço hesabına geçin. Gerçek mahiyet tamamen belirsizse, geçici izleme yönteminin dayanağını ve süresini ayrıca oluşturun. Hesap seçimini sadece “banka hareketini denkleştirmek” amacıyla yapmayın.

Aynı gün giriş ve çıkış örneğinin muhasebeleştirilmesi

Örneğimizde yapılan araştırma sonucunda banka tarafından oluşturulan operasyonel hareketin işletme açısından gelir, gider, tahsilat veya borçlanma yaratmadığı; giriş ve çıkışın aynı ekonomik işleme ait olduğu ve eş tutarlı olduğu doğrulanmış olsun.

İşletme kendi hesap planında 389’u bu tür işlemlerin geçici izlenmesi için mevzuata uygun biçimde tanımlamışsa örnek kayıt şu şekilde kurulabilir:

Hesap

Borç (TL)

Alacak (TL)

102 Bankalar

350.000,00

389.01 Geçici Banka Operasyon İşlemleri

350.000,00

10.08.2026 — Banka hesabına gelen ancak mahiyeti araştırılan operasyonel hareket.

Hesap

Borç (TL)

Alacak (TL)

389.01 Geçici Banka Operasyon İşlemleri

350.000,00

102 Bankalar

350.000,00


10.08.2026 — Aynı ekonomik olaya ait eş tutarlı banka çıkışı.

Sonuçta 389.01 hesabı sıfırlanır ve 102 Bankalar hesabının net etkisi de sıfır olur. Fakat burada önemli olan sıfır bakiyeden önce, iki hareketin aynı ekonomik olaya ait olduğunun tevsik edilmesidir.

İşlem sonradan açıklığa kavuşursa ne yapılmalı?

Geçici hesap, işlemin nihai adresi değildir. Araştırma tamamlandığında bakiye gerçek hesabına aktarılmalıdır.

Örnek 1 — Gerçekten müşteri tahsilatı olduğu ortaya çıkarsa:

Hesap

Borç (TL)

Alacak (TL)

389.01 Geçici Banka Operasyon İşlemleri

350.000,00

120 ABC A.Ş. Alıcılar

350.000,00

Örnek 2 — Ortak tarafından işletmeye aktarıldığı ortaya çıkarsa:

Hesap

Borç (TL)

Alacak (TL)

389.01 Geçici Banka Operasyon İşlemleri

350.000,00

331 Ortaklara Borçlar

350.000,00


Örnek 3 — Banka kredisi olduğu ortaya çıkarsa:

Hesap

Borç (TL)

Alacak (TL)

389.01 Geçici Banka Operasyon İşlemleri

350.000,00

300 Banka Kredileri

350.000,00

Bu örneklerdeki hesaplar yalnızca muhasebe mantığını göstermek içindir; işlemin gerçek hukuki ve ekonomik niteliği, vade yapısı, sözleşme ve banka belgeleri incelenmeden kesin hesap seçimi yapılmamalıdır.

Belirsizlik ay sonu / yıl sonuna taşınırsa

Asıl risk, geçici hesabın birkaç gün içinde çözülmesi değil; aylar boyunca açık kalmasıdır. Bakiye bilanço tarihine taşındığında artık “geçici” kelimesi tek başına yeterli açıklama değildir.

Açık bakiyelerin yaşlandırılması yapılmalıdır: 0–7 gün, 8–30 gün, 31–90 gün, 90 gün üzeri gibi.

Her bakiye için işlem tarihi, banka, tutar, açıklama, sorumlu kişi ve araştırma durumu izlenmelidir.

Yüksek tutarlı veya olağan dışı hareketler için banka dekontu ve yazışma alınmalıdır.

Dönem sonu kapanışında açık geçici hesaplar yönetici/meslek mensubu tarafından ayrıca gözden geçirilmelidir.

Mahiyeti bulunamayan tutarlar için “geçici hesapta bırakıldı” açıklaması yeterli görülmemeli; neden çözülemediği ve hangi araştırmaların yapıldığı dosyalanmalıdır.

Dönem Sonu: Bir geçici hesabın bilanço tarihinde bakiye vermesi, işlemin muhasebeleştirilmesinin tamamlanmadığını gösteren önemli bir kontrol sinyalidir. Özellikle yüksek tutarlı, tekrarlayan veya olağan dışı bakiyeler ayrıca incelenmelidir.
"Hesap Sıfırlandı, Risk Bitti" Yanılgısı

Muhasebede en büyük yanılgılardan biri, mizan bakiyesinin veya ilgili muavin hesabın sıfır vermesinin işlemin doğruluğunu tek başına kanıtladığı varsayımıdır. Hesabın sıfırlanması, işlemin doğru yapıldığını kanıtlamaz.

Vergi incelemelerinde ve YMM denetimlerinde ilk bakılacak yerler bu geçici hesapların alt muavinleridir. Gün içinde 350.000,00 TL girip çıkmış ve hesap sıfırlanmış olsa bile, denetim esnasında şu sorularla karşılaşılması kaçınılmazdır:

Bu para kime aitti ve hangi ticari sözleşmeye dayanıyordu?

Şirket banka hesabı finansal bir köprü (emanetçi) olarak mı kullandırıldı?

Arkasında faturalandırılmamış bir hizmet veya ortaklara borç para verme ilişkisi var mı?

Bu yüzden olası bir incelemede savunma stratejimiz "Hesap zaten gün içinde sıfırlandı, sorun yok" değil; "Aynı gün gerçekleşen eş tutarlı hareket, bankanın sistemsel bir operasyon hatası/kaydı olup işletmenin mali sonuçlarını, borç/alacak ilişkisini etkilememektedir" argümanı ve bunun tevsik edici belgeleri olmalıdır.

Hatalı ve Yanlış Tepkiler Vermeden Doğru Yaklaşım ile Riski Azaltabiliriz

Hata / Yanlış Refleks

Doğru Yaklaşım

“Banka girişi varsa gelir vardır.”

Yanlış. Girişin kaynağı ve hukuki/ekonomik mahiyeti araştırılmalıdır.

“Açıklamada OPİM yazıyor, demek ki banka işlemi; 389’a atalım.”

Tek başına yeterli değildir. Banka açıklaması araştırmanın başlangıcıdır; hesap seçimini ekonomik mahiyet belirler.

“389 zaten geçici hesaptır.”

Doğru ifade değildir. 389 standart hesap planında boş bırakılmıştır; kullanılacaksa özel hesap olarak ve mevzuat şartları içinde tanımlanmalıdır.

“389 sıfırlandıysa kayıt doğrudur.”

Hayır. Sıfırlama, belgenin ve ekonomik mahiyetin yerine geçmez.

“Ay sonu bakiyesi yoksa belgeye gerek yok.”

Yanlış. İşlemin dayanağı ve gerçek mahiyeti yine tevsik edilmelidir.

“Banka ile 102 tutuyorsa muhasebe tamamdır.”

Hayır. 102’nin bankayla tutması gerekli bir kontrol olsa da diğer hesapların doğru olduğu anlamına gelmez.


Olası Bir Eleştiri Karşısında Savunma Dosyası Nasıl Hazırlanır?

Bu tür belirsiz operasyonel kodlarla karşılaşıldığında, ileride doğabilecek kayıt dışı hasılat iddialarına karşı şu belgelerle "Müfettiş / YMM Savunma Dosyası" kurulmalıdır:

İlgili güne ait detaylı banka ekstresi.

Banka şubesinden/portföyünden talep edilmiş yazılı işlem açıklaması. Bununla ilgili Bankalara gönderilecek Dilekçe Örneği Word Formatında Ektedir.

İşlemin dekont detayları.

Muhasebe fişinin açıklama kısmına yazılacak detaylı şerh: "10.08.2026 tarihli OPİM operasyonel işlemi - banka içi sistemsel hata /virman kaynaklı aynı gün girip çıkan eş tutarlı hareket olup, işletmenin ticari faaliyetleri ile bir bağı ve finansal sonucu bulunmamaktadır."

Sonuç:

350.000,00 TL'lik OPİM örneği, meslek mensuplarına aslında 389 hesabından çok daha büyük bir mesleki sorunu görünür hale getiriyor. Küçük ama hayati bir altın kuralı hatırlatmaktadır: Her banka girişi gelir değildir, her banka çıkışı gider değildir ve her para transferi tahsilat veya ödeme anlamına gelmez.

Geçici hesaplar birer çöp sepeti veya bilinmeyenleri gizleme hesabı değil; belirsizlik çözülene kadar süreci güvenli bir köprüde tutma aracıdır.

Bu yaklaşım, banka mutabakatını muhasebenin amacı olmaktan çıkarıp bir kontrol aracına dönüştürür. Banka ile tutarlılık önemlidir; fakat asıl hedef, işletmede gerçekleşen ekonomik olayların doğru dönemde, doğru hesapta ve gerçeğe uygun biçimde mali tablolara yansıtılmasıdır.

Belirsiz hareketlerin, bağımsız denetim sürecinde 'Önemli Yanlışlık Riski' (RMM) oluşturmaması ve denetçinin görüşünü etkilememesi gerekir. Şirketlerin iç kontrol prosedürlerine bu ekstrelerin günlük mutabakatı eklenerek, olması gerektiği gibi doğru sonuçları alıp, bilinmeyenden çıkmalıyız.

Özetle; İyi muhasebe sadece bildiğini doğru kaydetmek değil; henüz bilmediğini de yanlış kaydetmemektir. Mesleki tecrübe ve şüphecilik tam olarak bu noktada başlar.

Bankalardan Belirsiz Hareket Açıklaması Talep Etme Dilekçe Örneği

Tarih: .... /.... /2026


.......................................... BANKASI A.Ş.
.......................................... ŞUBESİ MÜDÜRLÜĞÜ’NE

Konu: Banka Ekstresindeki Belirsiz / Operasyonel Hareketlerin Mahiyeti Hk.

Şirketimize ait şubeniz nezdinde bulunan ............................................ IBAN numaralı vadesiz ticari mevduat hesabımızın .... /.... /2026 tarihli hesap ekstresi (muavin dökümü) incelenmiştir.

Söz konusu ekstrede; .... /.... /2026 tarihinde, saat ....: .... itibarıyla hesap bakiyemize artış (giriş) olarak yansıyan ve hemen ardından aynı gün içinde azalış (çıkış) olarak kaydedilen ................................... TL tutarlı, "........................................." (Örn: OPİM / Havuz Virmanı / Teknik Düzeltme) açıklamalı iki adet karşılıklı para hareketi tespit edilmiştir.

213 Sayılı Vergi Usul Kanunu’nun 227’nci maddesi ve 1 Sıra No.lu Muhasebe Sistemi Uygulama Genel Tebliği hükümleri uyarınca; şirketimizin ticari defter ve kayıtlarına işlenecek tüm finansal hareketlerin gerçeğe uygun, belgelendirilebilir ve ticari mahiyetinin net olması yasal bir zorunluluktur.

Bu kapsamda, yukarıda tarih ve tutarı belirtilen karşılıklı para hareketlerinin;

Bankanız sistemindeki teknik/operasyonel karşılığının ve kelime anlamının ne olduğunu,

Bu işlemin şirketimizin iradesi dışında gerçekleşen bir bankacılık sistemi/operasyon hatası veya düzeltme hareketi olup olmadığını,

Söz konusu hareketin arkasında üçüncü bir şahıs veya kurumun (müşteri, resmi kurum, ödeme kuruluşu vb.) bulunup bulunmadığını,

tevsik edici belge hükmünde sayılmak ve olası vergi incelemelerinde yasal ibraz dosyasına eklenmek üzere tarafımıza resmi ve YAZILI (E-posta veya Islak İmzalı Yazı) olarak bildirilmesini saygılarımızla arz ve talep ederiz.

Şirket Unvanı: ..........................................................................
Vergi Dairesi / No: ......................................................................
Kaşe / Yetkili İmza: .....................................................................

Bu makale ekonomim.com sitesinde yayınlanmıştır.

E-posta Girişi
E-Mükellef Girişi