HANGİ ADALET !!! " Bu camiada ardıç kadı, çam müftü olduğu sürece, kime gideyim şikayete ...? "

GİRİŞ:

İstanbul Yeminli Mali Müşavirler Odası’nın tertiplediği
“Bağımsız Denetimin Kalitesinin ve Güvenirliliğinin Artırılmasına Yönelik KGK Faaliyetleri Konulu “, Kamu Gözetimi Muhasebe ve Denetim Standartları Kurumu ( KGK ) Başkanı Sayın Dr. Genç Osman YARAŞLI ’nın da açılış konuşması yapmış olduğu Panel 11 Mayıs 2017 tarihinde gerçekleşmiş bulunmaktadır.

“ BDY Değişiklik Taslağı ve Kurul Kararları ile Yapılan Düzenlemeler ” hakkında KGK Başkan Yardımcısı Sayın Rafet DİLMEN panelist olarak sunumlarını yapması dolayısı ile yönelttiğim ve meslek camiasını aşağılayan ve incittiğini bildiğim “Serbest” kelimesinin, Bağımsız Denetçi (BD) ibaresinin başına getirilmesinin gelecekte onanmaz meslektaş ayrımcılığına yapılmış bir yanlış olduğunun altını çizerek, Kurum tarafından verilen kimliklerin SBD olarak değiştirilmesi mi gündeme gelecek… ? Düşünce mi paylaşarak, konunun açıklık kazanmasına yönelik bilgilenme sorumu sordum…!

Değerli Meslektaşlarım, bu soruya aldığım cevabı ve infiali biraz sonraya bırakarak, konunun vahameti üzerinde ki haklılık durumumuza bakalım…


İlk duyurusu Haziran 2017 ‘ye kadar olan, Bağımsız Denetim Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik Taslağı kapsamında, tüm kişi ve kuruluşlar görüş ve önerilerini, tarih revize edilerek bu defa, “ 02/05/2017 tarihine kadar hukuk@kgk.gov.tr elektronik posta adresine veya Kurumumuza yazılı olarak bildirebilirler. “ denildi.
-Bu revizenin sebebi neydi ?
-Neden öne çekildi?
-Emek - yoğun bir dönem geçiren meslek kamuoyuna, ansızın bu şekilde baskın bir kararla, düşünce ve önerilerini vermesinler diye sanki önemsenmediği iz düşümünü de merak etmiyor değilim. Değiliz…

KOSGEB İcra Kurulu ‘nun, Serbest Muhasebeci Mali Müşavirler (SMMM) aleyhine olmak üzere,
“İşletmelerin; Kamu Gözetimi, Muhasebe ve Denetim Standartları Kurumu (KGK) tarafından yetkilendirilmiş
bağımsız denetim kuruluşları ve bağımsız denetim yapan Yeminli Mali Müşavirler’den aldıkları bağımsız denetim hizmetlerine destek verilir. , hükümlerini içeren 20.05.2016 tarih, 6759 sayılı OLUR kararı ile bir düzenleme mevcuttur.

Smmm burada buharlaştırılmıştır. Ki
tadil edileceği siyasi kurum tarafından (AKİM),
“talep ve önerileri müteakiben söz konusu destek programına ilişkin revizyonlar değerlendirilme sürecine alınmıştır.” yazısı ile cevaplanmış ve 30 Mart 2017 tarihinde, ilgilisine¹ gönderilmiştir.
KOSGEB İcra Kurulu ‘nun bu değişim sinyali su-i zan etmeden yazmaya çalışıyorum ama, ilerdeki meslek ayırımcılığında, ibrenin malum, devlet kademesinden emekli veya süreç içinde unvan sahibi olanlara çevrilmesine mi dayanaktır ?

Ticari olarak;
- Hukuk hizmetleri,

- Muhasebe, denetim ve danışmanlık hizmetleri,

- Vergi hizmetleri,

- Mimarlık, mühendislik, entegre mühendislik, şehir plancılığı
...
gibi
sektör ve alt sektörler, piyasa ekonomisine açılması talep edilecek şekilde, hem ulusal çerçevesi ile Türk Ticaret Kanunu(TTK) ve hem de 1994 yılında, GATS (The General Agreement on Trade in Services) Hizmet Ticareti Genel Anlaşması kapsamında taahhütte bulunulduğu gibi sayılan hizmet sektörleridir.

O halde, ulusal ve uluslararası platformlarda kabullenilen bir reel politiğin, geliştirilerek, 2023 vizyonu olarak açıklanan eylem planında yer alan 150 milyar dolarlık ihracatın içinde Bağımsız Denetim hizmet ihracının da olduğu bilinirken; hedef olarak bir şekilde SMMM ‘lerin kenara atılması ile kimlere yol açarak, ranta yönelik destek ve katkı payı sunulduğunun gelecekteki ayak seslerini duymamız gerekir.
Ön görülerimizi iyi görerek duru bir şekilde geleceğimize ters tepki yapan Bağımsız Denetçi ibaresinin başına
“ serbest “ ifadesi tabirimi mazur görün, ucubelikten başka bir şey değildir.
Yıllar var ki, kaldırılmasını temenni ettiğimiz bir ifadenin, illa istenmediği halde meslek insanına yakıştırılarak yaftalanmasının anlamını sorgulamamız gerekmektedir.
“ Ticari işletme ” deyimi TTK ‘da mevcut hali ile, GATS ile örtüşüyor.

Hizmet ticareti ile uğraşanları da aynı şekilde ticari ünvanlı birer, “ ticari işletmesi ” olarak ele almamızda bir mahsur yok.

Hatta bu şekli ile bakarsak 4054 Sayılı Rekabetin Korunması Hakkında Kanun ‘un kıyısı, köşesinde de dolanmamızın yolunu aralayabiliriz. Doğru olur, yanlış olur o başka bir şey.. Tartışılır…
İş bu durum
aynıyla vaki iken, serbest doktor, avukat, mimar, mühendis, eczacı v.s. var mı ki ?
Buna karşılık tuhaf tuhaf işler yapan da, yapamayan da sorduğunuz zaman “serbest” meslek diye yaptığı işi tanımlayabiliyor. Turist rehberleri(!), topuğuna basanlar, kabadayılar…
Kısaca vergi dışılar…

Şimdi başlarda bırakmış olduğum, o panel anlarına dönelim…
Açıklamaya çalıştığım bu ve daha bir çok sebeplerden dolayı “SERBEST” ile olan imtihanımı, yukarda da belirttiğim üzere, Kurumun değerlendirmeye alması yönündeki kanaatimi tevdi ettiğimde, eski Roma’nın Ölüm Arenası olan Colosseum ‘da bir parya ve kendini aslan zanneden moderatörü ile karşılaştım…
Bitmedi sanki provakatör gibi algılanarak, üstünlerden olduklarını kendilerine fısıldayanlardan bile “güvenliği çağırın atın dışarı” diyecek kadar basiretsiz, vakarsız… seslere tahammül etmek zorunda kaldım…
Ha bir de unutmadan yazayım…
Genel kurula beş kala başkanları… Hem ünvanları SMMM olanlar ve hem de denetim derneği yönetim kurulları v.s. Çıt yok…
Çünkü bir yaprak düşse onların gönülleri sevince havi olur. Cühela bilmez… Ancak tabi olur.
İnadına düşmeden, inadına yancı ve yağdanlık olmadan ve hatta kendimizi ortaya koyarak nerede olursa olsun kıyama kalkarız.
Resmen ve alenen tarafıma “benim kim olduğumu biliyor musun ?” diyerek tehdit eden kibirli söz de aslana (moderatör) dediğim gibi,
ben Mali Müşavirim… Sen kimsin…
Yerini de biliyorum, yerim de belli. Senin sırça köşkünden baktığın yerden bakmıyorum.
Bizzat saha da ve çok şükür otuz yıldır aynı yerde çok topuklu ve kabadayı gördüm… Sallıyorsun… Sallama… Azdan az, çok dan çok gider. Eyvallah… Tehdit ettiğinin farkındalığında utandığına eminim… Ancak küçük küçük (!) adamların hiç de sesi çıkmadı. Küçük olduklarından mı ne?
Bunlara aynı konumda aynı şey olsa, bizler protesto ederek o çatıda bir hoş seda bırakırız.
Şükür ki ilk ses İkra (Oku) idi, İstiklal Marşım da Korkma diye başlar… Korkmasınlar…

Bu aralar çok bilinen ve seyredildiğine inandığım, eşofmanlı Şevket Hoca gibi cevaplar vermek istemiyorum.. Lakin, bürokrat görünümündeki devlet ricalinin tarafkir olması başka bir sorun.. Moderatörün agresif ve gereksiz çıkışına ve durumu devam ettirmesine sebep yani manipüle etmesinin sebeplerinden bir diğeri de Gözetim Daire Başkanı ‘nın tutumudur. “Soru anlaşılmadı” gibi bir de vücut dilini kullanarak… Yakışmadı vesselam…
Aynı genç ve tecrübesiz bürokratın, Kendi Başkanı, küçük bir derneğin reklam maskotu olduğunda aynı tepkiyi verdi mi? Merak ediyorum… Ediyoruz…

Kurum dahi en az benim kadar konuşur kanaatindeyim ki, reklam panolarından alınan ücretler karşılığında KGK emaresini gösteren hiç ama hiçbir yerde ne bir flama ve alakalı emtea yoktu.
İlginç olan da, slaytları, bu söz de reklamlar münasebeti ile kafalarını sol yan duvara çevirerek görebiliyorlardı. Sahi ya o daire başkanı neredeydi ?
Kerameti kendinden menkuller ne diye Kurum bilincinde buluşarak, tepki gösteremediler. İlginç… Kimseden bir ses duyuldu mu? Anlamadım… Duyuldu mu?
Haksız rekabeti ilgili panelde hem başkan ve hem de konuşmacılar Kuran ‘dan alıntı ile önlemenin ayet numaralarını duyan ve seyreden, pozitif ilmin din ile yordamına kendimden olan benim, olmayanın canı cehenneme demesi mi doğruydu? Sayın genç bürokrata sormak lazım…
Salonun bir kısmını dolduran çağdaşcılardan bu konuda bir cılız ses bile çıkmadı.
Kimsesizlerin kimsesi olmaya devam ederek, sordum dedim ki, Hak ve hukukun hakkını Hak ‘ka teslim ettiniz de hukuk nerede ? Daire başkanının ne ağırına gitti de herkese eşit durması gereken yerde, bizi sattı…!!!
Benim sicilimi tutan Kurumun daire başkanının bir yeminli odasında ne kadar acz içinde olduğunu hele hiç yazmıyorum… Ne işin vardı uzun zamandır ortada yokken bir ymm odasının bahçesinde… Kendin bu kadar küçük bir organizasyonu yapamaz mıydın?
Cevapların çok enteresan olur ve dinlemek isterim aslında…
Ne zaman devlet kisvesinden ayrılarak, denetçi oda ve birlikleri için seçim yaptırmak sureti ile, vesayet ve baskı unsuru olmaktan bu meslek insanları kurtulacak. Yüce Devletimin asık suratlı ve ekabir bürokratlarına saygım olmadığı gibi, gelebilecek her türlü durumu göze aldığımı açıkça beyan ve ikrah etmekteyim.

Devletimin olduğu bir yerde, ara verildiği vakit moderatör hazretlerine yaklaşıp niye böyle oldu dediğim de “ burası yeri değil git kendi odanda derdini anlat “ diyene, diyecek bir şeyim yok. Devlet ricali de onların bir zamanlar birlikte çalıştıkları değil mi? Hele ki bu duruma düşüren odamın da Allah…
Olan biten kameralar tarafından belgeli olmasına rağmen yayınlanmamıştır. Veya yayınlatılmamıştır.
Güvenli ellerde olduğundan o kadar eminim ki, tezviran etmiyorum…
Hasılı hülasa tüm olup biten elbette geride kaldı. Had bilene Eyvallah. Gerisi etiksiz…
Hep kötü şeylerden bahsedecek değilim.

“SERBEST” ibaresi vardı ya hani…Bilin bakalım ne oldu…
Hizmetlerin ağırlık kazanması eğilimini “sanayisizleşme” benzeri terimlerle açıklamak doğru değildir. Bu vesile ile genişleyen hizmetler sanayiye hizmet vererek gelişmektedir.
Tam da burada mesleğimizi tarif eden ibarelerimizin de “kapitalist çevrime” dahil edilerek kaybolmaması gerekir.
Belki son noktayı benimle koydu Kamu Gözetim Kurumu, gaza sahibi bir gazi olarak, çok değerli Meslektaşım, Üstadım, Türmob Yönetim Kurulu Üyesi Hayri ÖZTÜRK ‘ün tekraren sorgulayarak emin bir biçimde, Sayın Kurum Başkanı ‘mız Dr. Genç Osman YARAŞLI ‘ya teyit ettirerek bilgilendirme yapmış olduğu şekli ile
“SERBEST” İBARESİ KALDIRILMIŞTIR.

Yerine ise “DENETİMİ ÜSTLENEN BAĞIMSIZ DENETÇİ” İBARESİ KULLANILACAKTIR.
Bilgilendirme için Sayın Türmob Yönetim Kurulu Üyesi Hayri ÖZTÜRK ‘e teşekkürlerimi sunarım.
SON SÖZ:
Hodri meydan dedik bir kere, kimseye dikleşmeden dik durarak…


Kaynak:
-
Pınar EROL - 4 Temmuz 2002
¹ Savaş Yıldız - Akim bilgilendirme

E-posta Girişi
E-Mükellef Girişi